MODERN TAŞ DEVRİ
T aş devri gerçekten yaşanmış mdır yoksa birçok bilimsel aldtmacalar gibi bir uydurma mıdır bilemiyorum. Gerçek olan bir şey vardır kio da insanlar çeşitli devirlerde çeşitli malzemeler kullanmışlar ve taş da onlardan biriymiş. Sosyolojinin toplumları ciddi anlamda incelemeye başladığı 19.yydan beri toplumlarda yaşanan değişmeler, gelişmeler kaleme alınmıştır. Her devir, her gelişme beraberinde birçok kolaylığı getirdiği gibi birçok problemi de getirmiştir. Emile DURKHEİM, Comte, Marks gibi sosyolojinin üstatları toplumların sosyal dokuları, genetik haritalarını çıkarmışsalar da günümüzde yaşasaydılar bu kaos toplumunun dokularını nasıl çıkarırlardı tartışılır. Modern çağı anlamada bence sosyoloji yetersiz kalıyordur. Hızlı değişim, modernleşme, kentleşme değişen değer yargıları, yükselen alçalan değerlerin al üst olması.... Tüm bu kaos ortamı insanı bireyselleştirirken onu, yanlızlaştırmış ve kendisiyle baş başa bırakmıştır.
İnsanoğlunun en az mutlu olduğu çağ artık modern çağ yani modern taş devri olmuştur. Taş devrinde insanların insanların yaptıkları aletler taştandı, ruhları, kalpleri belki pamuk gibi hafifti. Modern çağda insanın ürettiği herşey modernleşti, hafifleşti ancak kalbi taşlaştı, herşeye duyarsızlaştı, ruhları taşlaştı kolaylaştı.... Böylece modern taş devri yaşanmaya başladı.
Modern taş devrinin en büyük silahı tüketim kültürü oldu. Tükettikçe tükenen insan tipleri bu çağın vazgeçilmezi haline geldi. Hayat standartları yükseldi ama düşünme, hissetme, duyma standartları düştü. Kiprit kutusu gibi evlerde ruhlar hapsoldu, çocukların uçurtmaları gökyüzünde kayboldu, yıldızlar bile daha az görünür oldu...
Moderen taş devrinde güne gülümseyen papatyaların yerini sanayi bacalarıve duvarları aldı. Serin yayla rüzgarı daha az eser oldu. Evimizin, bahçelerimizin duvarları " Ağlama duvarı "ndan daha gri oldu.
Kar çiçekleri kara hasret kaldı. Hafızamızın en taze albümü olan çocukluk günlerimizi daha çok arar olduk. Peşimizden cıvıl cıvıl koşan anlarımıza sığındık...
Kısacası insanoğlu iinci bir taş devri yaşıyor. Taş devrini aratan bir devir. Umarım modernizm, postmodernizm kıskacında yok olan ruhlarımız bir gün kendine gelir, manevi duygularımız, ruh dünyamızın koridarlarında volta atan ızdıraplarımız gerçek ilacını bulur ve daha mutlu bir dünya bizi bekler...
Bülent UREYİL Eylül 2008 ( Türkçe Öğretmeni )
